Interstellar başrollerinde Matthew McConaughey, Anne Hathaway,
Jessica Chastain’in oynadığı Christopher Nolan’ın yönettiği 2014
yapımı bilimkurgu filmidir. IMDb puanı 8,7'dir. Film, dul ve eski bir
NASA astronotu olan Joseph Cooper’ın bir uzay görevinde, uzay aracının
hatalı motor kontrolü nedeniyle gerçekleşen bir kaza sahnesiyle başlıyor.
Daha sonra tahıl ürünlerinin ölmesine neden olan bir küf yüzünden medeniyet
tarım toplumu seviyesine kadar geriliyor. Artık bir çiftçi olan Cooper,
ailesi ile birlikte bir tarla işletmektedir. On beş yaşında bir oğlu ve on
yaşında bir kızı vardır. Ailecek gittikleri bir maç sırasında küf fırtınası
başlar ve zor bela evlerine ulaşan aile, evlerine gittiklerinde Murph (Cooper’ın kızı)’ün
odasında bir camın açık kalmış olduğunu görürler ve daha sonra telaş içerisinde camı
kapatırken bir anomali fark ederler. Kızı, bu anomaliye bir hayaletin sebep olduğunu
düşünür. Daha sonra bunun yer çekimi ile kodlanmış olan bir 0-1 kod olduğunu fark ederek
emen bu kodları çözümlemeye uğraşırlar. Uzun bir uğraşın sonucunda ellerinde bir
konum bulunmaktadır. Joseph ve Murph, bu konuma doğru yola koyulurlar. Konuma ulaştıklarında
dış dünyadan tamamen soyutlanmış bir NASA üssü ile karşılaşırlar. Burayı Profesör John Brand
yönetmektedir. Daha sonra Profesör Brand tarafından "They” (Onlar) olarak adlandırılan uzaylı
bir zekânın, Satürn yakınında bir solucan deliğini açtığını ve başka bir galaksiye
gidip orada yaşanılabilir bir gezegen bulma umudunun olduğunu söyler. Lazarus görevleri
ile Gargantua yörüngesinde üç adet potansiyel yaşanabilir gezegen bulunmuştur; Miller,
Edmund ve Mann gezegenleri. Film, beklenmedik bir şekilde bitiyor. Şüphesiz bu filmin
yediden yetmişe herkes tarafından ilgi görmüş ve izleyicide büyük bir heyecan uyandırdığı
söylenebilir. Gerek filmin ele aldığı konu gerek Christopher Nolan’ın izleyiciye yaşattığı
duygular mükemmeldi. Verdiği o heyecan, korku ve endişeyi damarlarıma kadar hissettim.
Film beni içine çekti. Ben de resmen oradaydım. Soluksuz bir şekilde filmi izledim.
Kesinlikle ikinci bir film daha gelmeli. Buradan filmi daha izlememiş olanlar için
şunu söyleyebilirim ki “zaman ve boyut” kavramınızın yerle bir olmasına hazır olun!
Çünkü yaşadığımız üç boyutlu evrenden farklı olarak film bir noktada beşinci boyutta
geçiyor ve yer-mekân algınızı yere serip deyim yerindeyse beyin kartınızı yakıyor.
Yer yer öfke, şaşırma, sevinç, heyecan, merak ve keşif duygularınızı doruğa çıkaran;
sizi o duygudan bu duyguya sürükleyip yerlere seren bir film olarak benim puanım on
üzerinden on! Eğer hâlâ izlemediyseniz büyük bir şey kaçırdığınızı söyleyerek aranızdan
ayrılıyorum.
Bu yazı, okulumun Kültür-Sanat-Edebiyat dergisinde yayımlandığında Selcan İşler hocam derste beni yanına çağırıp tebrik etmişti. En sevdiği filmmiş. Şöyle demişti:
Tebrik ederim Enes. Çok mutlu oldum. Intelstellar benim en sevdiğim film. O kadar güzel anlatmışsın ki… Kaç defa izledim Allah bilir. Bu yazından sonra bir kere daha izleyeceğim.
Ne yazık ki bu sözleri bana söyledikten 13 ay sonra, 23 Temmuz 2025'te, kanser nedeniyle aramızdan ayrıldı…
Vefatının ardından okulumuzdaki kütüphaheye ismi verildi. Bazen ne kadar hayat dolu bir kadın olduğu aklıma geliyor.
Eşinin onun ölümünden sonra ne kadar yıkılmış olduğu aklıma geliyor… Ardında bıraktığı kızı aklıma geliyor…
İkisine de en içten taziyelerimi sunuyorum, Allah yardımcınız olsun. Öğrencileri olarak onu her zaman çok
iyi bir öğretmen olarak anacağımızdan emin olun.
Ruhun şâd olsun canım hocam.
