Film, uzun zamandır süregelmiş bir Meksika geleneği ve inanışı olan “Ölüler Günü”nü ana konusu olarak işliyor. Hikâyede yanlışlıkla ölüler ülkesine götürülen Miguel Rivera adlı on iki yaşındaki bir çocuk başrolde. Miguel burada ölüler diyarındaki müzisyen büyük-büyük babasının aileye geri dönmesini istiyor.
Özellikle unutulmamanın ve hatıraların gücü gibi pek çok ince mesaj işleyen bu filmi izlerken her sahnede birçok mesaja ulaşmak mümkün. Miguel’in müzik aşkı ve ailesinin geçmişini keşfetme yolculuğu, müziğin yasaklanmasıyla başlayan bir çatışmaya rağmen son derece duygusal ve anlamlı bir şekilde çözülüyor. Özellikle filmin renkli dünyası ve Ölüler Diyarı’nın görsel tasarımı, Meksika kültürünü canlı ve büyüleyici bir biçimde yansıtıyor. Hikâye; sevginin ve ailenin, zaman ve mekân ötesinde bile insanları birbirine nasıl bağlayabileceğini gösteriyor.
Coco, yediden yetmişe herkese hitap eden bir animasyon filmi olmasıyla da öne çıkıyor. Biraz teknik olarak yaklaşacak olursak filmdeki Ölüler Diyarı’nın tasarımı, ortamı ve renkleri, izleyeni içine çekiyor. Meksika’nın antik kültürüyle harmanlanmış film, müzik açısından da oldukça başarılı. Zaten filmin ana temalarından birinin müzik oluşu ve kullanılan müziklerin Meksika kültürüne uyumu filmi tamamlıyor. Birçok açıdan olumlu eleştiri toplayan filmin IMDb puanı ise 8,4.
Coco, 20 Ekim 2017'de Meksika’daki Morelia Uluslararası Film Festivali’nde ilk defa gösterildi ve ülkedeki tüm zamanların en yüksek hasılat yapmış filmi oldu. 22 Kasım 2017'de Amerika’da gösterime girdi ve dünya çapında 554 milyon doları aşan hasılat elde etti. Eğer bu animasyonu hâlâ izlemediyseniz, hayatınızda büyük eksiğin olduğunu söyleyebilirim. Esen kalın!